hvvakrkmaz
9 Takipçi | 6 Takip
25 03 2013

Siyah giymek

  Sual: Ümmü Seleme validemiz, (Tesettür âyeti indiği zaman, Ensâr kadınları başlarındaki siyah örtüden dolayı başlarına karga konmuş gibi görünüyorlardı) buyuruyor. Buradan kadınların siyah giymesinin farz olduğu anlamı çıkarılamaz mı? CEVAP Kesinlikle öyle bir mâna çıkarılamaz. Burada sadece başörtülerinin siyah olduğu bildiriliyor. Başlarındaki örtüler beyaz veya yeşil olsaydı, beyaz veya yeşil giymek farz olmazdı. Nitekim Peygamber efendimiz, farklı renklerde elbise giymiştir. Giydiği elbiseleri giymek farz olmaz. Dıhye-i Kelbî “radıyallahü anh” anlatır: Resulullah'a “sallallahü aleyhi ve sellem” beyaz kumaş gelmişti. Bana bir miktarını verip; (Bunu ikiye böl, bir parçayı kendine gömlek yap, diğerini hanımına ver, kendine örtü yapsın!) buyurdu. (Ebu Davud) Bu hadis-i şerife göre kadınların ve erkeklerin beyaz giymesine farz denmez. Çünkü (Dürer-ül-mültekıte) kitabında şöyle deniyor: Kadınlara vücut hatları, kaba avret yerlerinin şekli ve rengi belli olmayacak herhangi bir elbiseyle örtünmek farzdır. Dinimiz, kapanmayı emretti, ama belli bir örtü şekli, belli bir renk bildirmedi. Kadınların da, erkeklerin de her renk elbise giymeleri caizse de, erkeklerin kırmızı, sarı elbise giymeleri tenzihen mekruhtur. Yeşil giyinmek sünnettir. Beyaz ve siyah giyinmek müstehabdır. Resulullah'ın entarisi, gömleği beyaz pamuk bezdendi. Mekke’yi fethettiği gün, mübarek başlığı ve paltosu siyahtı. (İbni Âbidin)   Mezar Gitti gençlik, fayda yok, etse de hep âh-u zar, Yaşı yetmişi geçen Hoca’yı bekler mezar.... Devamı

21 03 2013

hayata dair

  Yıllar boyunca herkesin ahlakına göre yaşamayı istedim... Kendimi herkes gibi yaşamaya, herkese benzemeye zorladım... Kendimi ayrı düşmüş hissettiğim zaman bile bütünleşmek için öyle davranmak gerektiğini söyledim... Ama bütün bunların sonunda felaket geldi. Şimdi, kalıntılar arasında dolaşıyorum... Kuralsızım, tereddütler içindeyim, yalnızım ve bunu kabullenerek tek oluşuma ve kusurlarıma boyun eğdim... Tüm hayatımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra, bir doğru bulmak zorundayım... (...Albert Camus)   Devamı

21 03 2013

söz der ki;

    “-Daha başarılı olmaya çalışmayan, başarılı olarak da kalamaz...”   Devamı

10 03 2013

Allahümmağfirlî

  Sual: Uykudan uyanınca veya her fırsatta söylenen Allahümmağfirlî ne demektir? CEVAP Allahümme, (Yâ Allah) demektir. Yâ kelimesi, hitaptır. Allahümmağfirlî, (Yâ Rabbî, beni affet!) mânasındadır   Devamı

10 03 2013

İki cihan saadeti

  Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dünya ve âhiret saadeti iki şeyle olur: Birincisi, İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük bir Allah dostuna kavuşup, onun tarafından kabul edilmektir. Bizim kabul etmemizin önemi olmaz, onların kabul etmesi gerekir. Kabul etmelerine layık olmak için, onları kusursuz sevmek, onları sevmeyenleri sevmemek ve yollarında olmak gerekir. İkincisi namazdır. Namazsız hayat olmaz. Namazsız Allah’a da kavuşulmaz. Namaz kılmayanın ibadetleri ruhsuz cesede benzer, hiç sevab verilmez. Yani namaz kılmadığı hâlde oruç, zekât, hac gibi ibadetleri yaparsa sadece farz borcunu ödemiş olur, ama o ibadetlere mahsus sevablara kavuşamaz. Namaz her şeyin başlangıcıdır. Üzülünce, canımız sıkılınca, işimiz bozulunca, hastalanınca namaz kılmalı. Çünkü bir kulun yüce Allah’a en yakın olduğu yer namazdır. Namazda da, en yakın yer secdedir. Büyük zatlar, evdeki kedi tabak kırınca namaza dururlarmış. (Ya Rabbî, ben bir hata işledim ki bu iş başıma geldi) diyerek tevbe ederlermiş. (Yoksa kedi tabağı niye kırsın) diye düşünürlermiş. O hâlde namaz gibi bir nimet, namaz gibi bir çare varken, elimizi, gözleri görmeyenler gibi sağa sola değil, Allah’a uzatıp namaza sarılmalıyız. İmandan sonra namaz gelir. Namaz kılmayan yüz bin hac yapsa, yüz bin altın sadaka dağıtsa, yüz bin fakir doyursa hepsi bir vakit namazın sevabına ulaşamaz. Temelsiz bina olmaz. Namaz dinin temelidir. Direksiz bina olmaz, namaz dinin direğidir. Hazret-i Ali, yeni bir hadis-i şerif duyunca, kim olursa olsun bunu söyleyen kimseye, (Vallahi ben bunu Resulullah’tan duydum) diye yemin ettirirdi. O şahıs yemin edince, o hadis-i şerifi naklederdi. Ama Hazret-i Ebu Bekri Sıddık’tan bir hadis-i şerif duyunca, yemin istemezdi, Çünk... Devamı

01 03 2013

O, bendim! [01 Mart 2013 Cuma]

"Sevdiğine hangi şiiri yazdın?" Deseler, donup kalırdı Mecnûn...  Ve deselerdi:  "Söylesene! Sen ki ismi, aşka karışıp tüten, uzaklardan görülen; onun için ne yaptın?"  "Onun için?.. Ben, sadece yaşadım!.." Derdi Mecnûn.  Eskiden, çok eskiden...  Sarıyer henüz, dünyanın en güzel yeri iken...  Susmuştu Mecnûn...  Gözleri, sevdiğinin yüzünde; bir duru göldeki zavallı kuş tüyü gibi, yüzüyordu...  O güzeller güzeli ise şaşırmış ve eliyle Mecnûn'u göstererek;  "Siz, bununla nasıl tanıştınız?" Diye sormuştu...  "Bildiğiniz gibi, ben aşçıyım efendim. Küçük bir yemek dükkânım var, İzmir'de, sanayide. İşte oraya, kapıma geldi. Ya derdine çare veya bedenine mezar arıyordu..." Yüzünün sol yanına aydınlık vurmuştu pencereden...  Birkaç martı kanat çırptı o sıra, üç beş dalga çırpındı... Mecnûn ise; oradaki herkesin, yüreğinin sesini duymaya başladığını sandı.  "Bir şeyi yok... Dedi o sırada, kalbinin sahibi. Ve sözünü şöyle tamamladı:  Onun derdi aşk!.."  O, bendim!  O zaman ve o mekân bendim ve ben suya havaya, denize buluta karıştım... Sanki bir soluk olup içime doldu her şey ve ben artık hep, onu soludum!  Mecnûn'un hayatı, tek kare fotoğraf olsa; "çölde yürüyen bir adam" hayali görürdük...  O, bendim!  Ben, sadece, çölde, yürüdüm!.. "Herkes bir şeyler yazdı, peki sen; adı aşka karışıp tüten, uzaklardan görülen! Sevdiğine hangi şiiri yazdın? Onun i&ccedi... Devamı

21 02 2013

>> söz der ki;

"-İnsan ölmeye hayallerinden başlar..." Devamı

21 02 2013

>> söz der ki;

"-Mutlu olmaktan önemli bir şey var; mutlu olduğunun farkında olmak..."  (...Adeta kulakları sağır eden müthiş S.Ö.Z.leri) Devamı

21 02 2013

Hayata dair

Bir zil, sen onu çalana dek zil değildir...  Bir şarkı, sen onu söyleyene dek şarkı değildir...  Sevgi kalbine, orada durması için konmadı...  Sevgi, sen onu dağıtana dek sevgi değildir...  ...  Sevgiyle ilgili tavsiyem çok basittir:  Bir kişiyi seviyorsanız bunu ona söyleyin...  Çoğu kez bunu beceremeyiz...  Bunun yerine o kişinin bunu bildiğini veya duymaya ihtiyacı olmadığını düşünürüz...  (...George Shinn)... Devamı